Sokak Fotoğrafçılığı ile Geçinen Adam: Eric Kim

Sokak Fotoğrafçılığı ile Geçinen Adam: Eric Kim

Eric Kim, ben onu tanıdığımda ki bu blogunu keşfedip takibe aldığım vakit demek oluyor; sokak fotoğrafçılığına meraklı, bu konu üzerine açtığı blog‘u oldukça aktif tutan birisiydi.

Facebook sayfasını beğendiğimde sanırım benden başka 2000 kişi daha vardı sayfayı beğenen. Şu sıralar ise 20.000’i geçmiş beğenenler. (diyafram8’in sayfasını beğenen sayısı ise şimdilik yalnızca 55, bir gün ileride “ben beğendiğimde 100 kişi bile yoktu” diyebilmeniz için (!)  işte size fırsat: beğenin)

Eric, fotoğraflarıyla ve yazılarıyla benim hayranı olduğum birisi değil aslında. Fotoğraflarının bir kısmını evet seviyorum, bir kısmını ise pek değil. Yazıları da aynı şekilde. Daha ziyade Bruce Gilden’dan fazlasıyla etkilenerek sonradan edindiği fotografik tutum pek hoşuma gitmiyor.

Burada kendisinden bahsetmem onun öne çıkan başka olağanüstü becerilerinden ötürü. Bir de fotoğrafla ilintili konularda eloğlu neler yapıyor haber etmek istediğimden. Çünkü öyküsünü ilginç buluyorum. Başlığı siz de ilginç bulmuş olmalısınız ki okuyorsunuz.

Ben blogunu takibe aldıktan kısa bir süre sonra Eric günlük hayatındaki işinden ayrılmak durumunda kaldı ve bundan sonra tamamen sokak fotoğrafçılığı ile hayatını sürdürmeye karar verdi. Bunu yayınladığı bir videoda söylerken ben hadi canım diyerek yemeğimi bitirmekteydim.

 

 

Video’da çalıştığı firmadan ayrıldığını, bundan sonra tamamen blogu ve sokak fotoğrafçılığıyla ilgili dünyanın farklı yerlerinde vereceği atölyelerle geçimini sağlamaya karar vereceğini; planlarını anlatıyor.

“Yap oğlum tabii yap ama önce bir iş edin altın bileziğin olsun sonra yine hobi olarak yaparsın yavrucuğum” düşüncesinin köklerimize kadar işlediği bu coğrafyada yetişen (ve hala yetişmekte olan) birisi olarak Eric Kim’in öyküsü oldukça ilgimi çekiyor. Bakalım nasıl kalkacak işin altından diye merak ederek takibe devam ediyorum.

* * *

Nitekim haftalar ayları kovalıyor, zaman geçiyor. Ben kendi sıkıcı hayatıma devam ederken ara sıra RSS okuyucumdan Eric Kim’i takip etmeye devam ediyorum, hatta edemiyorum çünkü çok sık güncelliyor blogunu.

Sık sık güncellenen blog’ta, bilmemneyden öğrendiğim 5 tüyo, bilmem ne yaparken bilmeniz gereken 10 şey tarzı magazinsel başlıklar yoğunken aralarında çok iyi denemeler de mevcut.

Gerçekten de dünyanın farklı yerlerine seyahat ederek workshop’lar düzenliyor Eric, para kazanıyor yani…

 

* * *

ERIC KIM

ERIC KIM by Alex Coghe, on Flickr

Workshopların altından kalkarken, Leica’ya dek uzanan sponsorluk anlaşmalarıyla Eric Kim, kendi kendine kitlelere seslenebileceği mecralar kurarak; sokak fotoğrafçılığı ile hayatını idam ettirme konusunda başarısını bence ispatlıyor.

Sosyal medyanın nasıl kullanılması gerektiğinden, yeni ekonomi*’de nasıl varolunur sorusuna dahi yanıt olarak, Eric Kim yaşayan bir vaka.

* * *

Sitesini açtığımda karşıma tam da ileride bir gün benim de olsun diyeceğim tarzda 4-5 farklı proje altında buluşan 10-15 fotoğraflık seriler çıkıyor. Fevkalade.

Bu noktaya gelmek ise kolay değil. Eric’in seri haline getirdiği fotoğraflarını vaktinde tek tek flickr’a yüklemesinden tanıyorum aslında. Daha birçokları vardı fotoğrafların ancak sıkı bir eleme ile yüzlerce sokak fotoğrafından geriye şehirlerin tipolojilerini, fotoğrafçının kendi yaklaşımıyla ve insanlar üzerinden anlattığı şekliyle karakteristiklerini birbirini takip eden 10’ar, 15’er fotoğraf eşliğinde izliyoruz.

Çekmekten çok ayıklayarak seri halinde bir üst kompozisyon kurmanın öneminin bir fotoğrafçıyı var edecek en mühim anahtar olduğunu bu noktada vurgulamak istiyorum.

Belgesel Fotoğraf disiplininden öğrendiğim en önemli anahtar cümleler şuydu; bir fotoğraf bir cümle söyler, ikinci fotoğaf bir cümle daha söyler fakat bu iki fotoğraf arka arkaya geldiğinde üçüncü, dördüncü cümleleri söylemeye başlar; bir paragraf oluşturur.

Tabi, sokak fotoğrafçılığı diyorduk ama belgesel fotoğrafçılığına geçiverdik birden. Kavramlar karışmasın. Klasik belgesel fotoğraftan yani bir fotoröportaj’dan bahsetmiyorum ancak şöyle de bir şey var ki bir fotoğrafçının hangi fotoğraf disiplinini benimserse benimsesin portfolyo olarak bir araya getirdiği fotoğraflar o fotoğrafçının kendine ait oluşan paragrafları olduğundan belgesel fotoğraf anlayışıyla rastlaşırız. Belgesel fotoğraf bu yüzden önemlidir. Onun dilini çözüp o dilden kullanmak bir moda fotoğrafçısının dahi gereksinimidir bu yüzden.

* * *

Ve Eric Kim İstanbul’da

Yazıda ele aldığımız esas oğlanımız Eric Kim’in yolu İstanbul’dan da geçiyor elbette. Memlekette fotoğrafla ilgilenenlerin dahi çoğunun henüz rastlamama ihtimali yüksek olan Espas Yayınevi’ni ziyaret ediyor hatta. Ayaküstü bir röportaj dahi yapıyor Hüseyin Yılmaz ile.

 

* * *

Ve bunun gibi şeyler…

Eric Kim’i Facebook, Twitter, Flickr, Youtube ve blog‘u aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Ben bu yazıyı yazanı da takip edeceğim derseniz de pek tabi, şuralardan buyurabilirsiniz: Facebook  | Twitter | Flickr | RSS

Eric Kim benzeri girişimci genç fotoğrafçı insanlara ait bildiklerinizi, tanıdıklarınızı yorum olarak aşağıya eklerseniz buralar çok daha anlamlı olabilir!

- bitti -
___________________
ilk fotograf: Jeroen Helmink

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir